Sigara İçen Babalar Dikkat!!
Birçok araştırmaya göre sigara için babaların çocuklarında akut lösemi daha fazla görülüyor.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri İçli, birçok araştırmada, sigara için babaların çocuklarında akut löseminin daha fazla görüldüğünün bildirildiğini söyledi. İçli, TBMM Kanser Araştırması Komisyonunda yaptığı sunumda, Türkiye’de erkeklerde en sık akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri görüldüğünü söyledi.
Akciğer kanserli hastaların yüzde 90′ında etkenin sigara olduğunu vurgulayan İçli, “Diğer erkek kanserlerinin hepsinde sigara değişik oranlarda etkenler arasındadır. Keza kadınlarda, çocukluktan erişkinliğe geçiş döneminden ilk doğuma kadar içilen sigaranın meme kanserinde önemli bir etken olduğu bilinmektedir. Ayrıca, birçok araştırmada, sigara içen babaların çocuklarında akut löseminin daha fazla görüldüğü bildirilmiştir” diye konuştu.
Sigaranın 21 kanser türünde nedenler arasında bulunduğuna dikkati çeken İçli, gelecek 10 yılda Türkiye’de bir yılda teşhis edilen kanserli hasta sayısında artış beklendiğini ifade etti. İçli, sigara dışında ortalama yaşam süresinin uzamasının, obezite, sağlıksız beslenme, kirli içme suları, tarımda pestisitlerin ve diğer kimyasalların aşırı kullanımı, radyasyon ve virüslerin de kanser etkeni olabileceğini anlattı.
Her yıl 12 milyon insan kanser oluyor
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk da Türkiye’nin kanser taramaları konusunda istenilen düzeyde olmadığını söyledi. Kutluk, dünyada her yıl 12 milyon kişinin kansere yakalandığının belirlendiğini ifade ederek, artış bu şekilde devam ederse 2030 yılında her yıl 26 milyon kişinin kansere yakalanmasının beklendiğini belirtti. Tezer Kutluk, bu nedenle sigaranın yanı sıra alkolün de kansere etkisi konusunun uluslararası örgütler tarafından yoğun bir şekilde konuşulmaya başlandığına dikkati çekti.
“Kanser taramaları konusunda istenilen düzeyde değiliz” diyen Kutluk, tarama konusunda elde edilen verilerin Afrika ülkeleri düzeyinde bulunduğunu ifade etti. Vatandaşların önemli bir bölümünde, ‘kanser tedavi edilemez” düşüncesinin halen egemen olduğunu vurgulayan Kutluk, “Sigara ve alkolün kanserle ilişkisinde bilinç düzeyi iyi ancak bunun davranış değişikliği yaratması gerekiyor. Bu nedenle kanser politikalarını daha iyi yönetmek önemli” diye konuştu.
Türkiye’de onkoloji elemanı eksiği bulunduğunu belirten Kutluk, kanser kayıtlarının tutulduğunu ancak hastaların sağ kalım sürelerine ilişkin yeterli veriler olmadığını bildirdi.
Türkiye’nin tedavi konusunda son 15-20 yılda yol aldığını anlatan Kutluk, şöyle devam etti:
“2014 yılında düzenlenecek Dünya Kanser Kongresi’nin ülkemizde düzenlenmesi için girişimlerimizi başlattık. Yalnız bizden 375 bin Avro civarında bir para istiyorlar. Para önemli değil, önemli olan bu kongrenin sağlayacağı prestij. Çünkü 3 bine yakın kanser uzmanını bu kongreye getirebiliriz. Bu konuda sizin de desteğinizi talep ediyoruz. Ağustos ayında diğer aday ülkelerle yarışmaya başlayacağız.”
Haziran 24, 2010
Tags: akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanseri tedavisi, Akciğer Kanserleri, Kanser, kanser belirtileri, kanser bitkisel tedavisi, kanser hastaları, Kanser Nedenleri, Kanser Tedavisi, lösemi kanseri, lösemi nedenleri, lösemi tedavisi, Lösemiler, lösemileri Posted in: Akciğer Kanserleri, Genel, Haberler, Kanser, Lösemiler
No Comments
Karadeniz’de Ormanlara Asit Yağıyor
Avrupa ve Rusya üzerinden taşınan kirleticiler Karadeniz’de asit yağmuru oluşturuyor. Önlem alınmazsa ormanlar yok olabilir.
Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) Genel Müdürlüğü Araştırma Şube Müdürlüğü uzmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Ali İhsan İlhan, yapılan araştırmalarda Karadeniz ormanlarının asit yağmuru tehdidi altında bulunduğunu, önlem alınmaması halinde ormanların yok olacağını bildirdi.
DMİ Genel Müdürlüğü Araştırma Şube Müdürlüğünce Antalya Orman Bölge Müdürlüğü Osman Çolpak Toplantı Salonu’nda, 1999 yılından bu yana yapılan araştırmalardan elde edilen veriler ışığında, “Hava Kirliliği ve Asit Yağmurları” konulu bir seminer düzenlendi.
DMİ Genel Müdürlüğü Araştırma Şube Müdürlüğü uzmanı Yüksek Ziraat Mühendisi Ali İhsan İlhan, 1999 yılında DMİ olarak hava kirliliği ve asit yağmurları üzerine araştırma ve inceleme başlattıklarını söyledi. Antalya, Balıkesir, Bolu, Amasra (Bartın), Çatalca (İstanbul), Maçka (Trabzon) ve Silifke’de (Mersin) hava kirliliği araştırma istasyonu kurulduğunu anlatan İlhan, Amasra ve Çatalca istasyonlarında elde edilen verilere göre, bu bölgelerdeki serbest alan ve orman alanlarının Avrupa ve Rusya üzerinden taşınan kirleticilerin etkisi altında olduğunu bildirdi. Bu bölgelerde yüzde 30 asit yağmuru oluştuğunu belirten İlhan, şöyle konuştu:
Asit yağmurları tüm canlıları olumsuz etkiliyor
“Amasra ormanlarında, Orta Avrupa ve Rusya’dan gelen hava sistemlerinin etkisiyle, Ankara Çamkoru ormanlarında da, uzun mesafeli hava sirkülasyonu ile taşınabilir hava kirleticilerinin etkisiyle asit yağmurlarının etkili olduğu saptandı. Amasra ormanlarında yüzde 30 asit yağmuru tespit edildi. Asit yağmurları tüm canlılar üzerinde olumsuz etki yapıyor.
Ormanlarda ağaçların tepe kuruması yaparak ağacın büyümesini engelliyor. Karadeniz ormanları asit yağmuru etkisi altında bulunuyor. Önlem alınmazsa ormanlar yok olur. Avrupa’nın atıkları ve kirliliği hava hareketleriyle taşınarak Türkiye’ye geliyor ve ülkemizi de zehirliyor. Önlem alınmazsa Karadeniz ve Kızılcahamam bölgesindeki Çamkoru orman alanı yok olur.”
Antalya ormanlarında tehdit yok
Akdeniz bölgesinde de Orta Avrupa, Asya ve Afrika’dan hava sistemleri ve hava sirkülasyonlarının etkisiyle sülfat yoğun kirleticisinin etkisi altında olduğunu ifade eden İlhan, “Akdeniz toprak yapısından kaynaklanan alkalite nedeniyle, taşınan nitrat ve sülfat atmosferde asit etkisini yitiriyor. Bu nedenle Antalya ormanlarında asit yağmurlarından söz edilemez. Balıkesir ormanlarında da asit yağmurlarından söz edilmesi şu an için mümkün değil” dedi.
İlhan, İzmir veya Marmaris’te hava kirliliği ve asit yağmurlarının izlenmesi için istasyon kurulmasının planlandığını sözlerine ekledi.
Hava kirliliğinin etkileri
DMİ Genel Müdürlüğü Araştırma Şube Müdürlüğü uzmanı Kimya Mühendisi Tülay Balta da seminerde yaptığı konuşmada, hava kirliliği ve asit yağmurlarının insanlar ve diğer tüm canlılar üzerindeki etkilerini anlattı.
Fosil kökenli yakıt kullanan üretim tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkileri olduğunu belirten Balta, şöyle konuştu:
“Hava kirliliği akciğer kanseri, bronşit, raşitizm, eklem romatizması, kalp hastalıkları, göz yanmaları, nefes darlığı, çeşitli tozların vücuttaki birikiminden doğan iştahsızlık ve sonucunda vücudun zayıf düşerek zafiyete uğraması ve hastalığın vücudun direncini azaltmasına yol açar. Kirli havanın etkisi altında yaşayan insanlarda aşırı derecede ihtiyarlama belirtileri görülür. Romatizma rahatsızlıkları olur. Hava kirliliği içinde yaşayan insanlarda cinsiyet bozuklukları başlar. Suç işleme oranlarında artış, sinirlilik ve ruhsal bozukluklar ortaya çıkar. Kan zehirlenmesi başlar. Hamile kadınlarda daha çabuk gözükür. Hamile olduğu için zehirlenme oranı yüksektir. Erkeklere oranla daha fazladır. Hamileler düşük yapabilir.”
Haziran 24, 2010
Tags: Kanser, kanser belirtileri, kanser bitkisel tedavisi, Kanser Nedenleri, Kanser Tedavisi Posted in: Akciğer Kanserleri, Genel, Haberler, Kanser
No Comments
Akciğer Kanserleri Bitkisel Tedavileri
Akciğer Kanseri Tedavisinde klasik tıp tedavi yöntemlerinin öncesinde esnasında ve sonrasında uygulanabilen, şifalı bitkiler ile vücudun bağışıklık (immun) sistemini güçlendirmeye yönelik mineral ve vitamin takviyeleri olarak ifade etmek mümkün olabilir.
Akciğer Kanserleri tedavi öncesinde, esnasında veya sonrasında immun sistemi güçlendirmeye yönelik bitkisel kombinasyonlar uzman doktor kontrolünde olmalıdır. Oluşturulacak bitkisel kombinasyonlar, akciğer kanserinin evresi, varsa metastazı, hastanın cinsiyeti, yaşı, Altta yatan diğer hastalıklar ve şimdiye kadar gördüğü diğer tedaviler gibi etmenler dahil ancak bunlarla sınırlı olmayan etmenler göz önünde bulundurularak, Fitoterapistler tarafından hastaya özel olarak hazırlanır.
Diğer kanser türlerinde olduğu gibi Akciğer Kanserlerinde de kullanılan şifalı bitki kombinasyonları, piyasalarda bulunan taze veya kurutulmuş, kapsül, toz veya çay şeklinde değil, sıvı ekstrakt şeklinde uygulanır. Bitkilerde ki etken maddeler hedef alınarak ekstre edilen bitkilerden oluşturulan kombinasyonlar, Akciğer Kanseri hastalarının immun (bağışıklık) sistemini güçlendirmeye yöneliktir.
Bağışıklık sistemini güçlendirici, destekleyici ve tamamlayıcı özelliklere sahip, XP TONIK SLS’i oluşturan bitkisel ekstraktlar, oldukça zor koşullarda ve sınırlı miktarlarda elde ediliyor. Maalesef her akciğer kanseri hastasına yetecek miktarda bitkisel kür elde etmek mümkün olmamaktadır. İmmunat Doğal Sağlık Ürünleri bünyesinde, uzman fitoterapist ve mühendisler çalışmalarını sürdürmektedir.
Akciğer kaynaklı hastalıklarda, tedavi edici özellikleri kanıtlanmış özel bitkilerden oluşan bitkisel kürler, kimyasal veya sentetik herhangi bir katkı maddesi içermez. Akciğer kanserine bitkisel destek kürlerini oluşturan özel bitki ekstraktları, doğal ortamlarında bitkinin tam olgunlaştığı dönemde günün serin saatlerinde özenle toplanarak, hijyenik ortamda ekstre edilir. Söz konusu bitkilerin etken maddeleri hedef alınarak, bir ton bitkiden on litre özüt elde edilir.
Akciğer Kanseri destek ve tamamlayıcı alternatif bitkisel tedavi yöntemlerinden yararlanmak istiyorsanız, yardım sayfasındaki formu doldurabilir veya 0212 3560960 numaralı telefondan Op. Dr. Ömer Gürer ile iletişime geçebilirsiniz.
http://www.akciger-kanseri.com/
Haziran 22, 2010
Tags: akciğer kanseri bitkisel tedavisi, akciğer kanseri tedavisi, Akciğer Kanserleri, Kanser, kanser belirtileri, kanser bitkisel tedavisi, Kanser Nedenleri, Kanser Tedavisi Posted in: Akciğer Kanserleri, Alternatif Tedaviler, Bitkisel Tedaviler, Genel, Haberler, Kanser
No Comments
Kanser Tedavisinde Yeni Umut Ankara’dan
Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinin de yer aldığı uluslararası çalışma sonucunda, kanser tedavisinde kullanılacak yeni bir ilaç formülüne Almanya’da patent verildi. Keşfedilen yeni ilaçların kanser tedavisinde kullanımları sonucu, tedavi edilemeyen hastalarda daha etkin bir tedavi fırsatı yaratıldı.
ANKARA Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. İsmail Yalçın ve Prof. Dr. Esin Akı’nın önderliğini yaptığı ve aynı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. İlkay Yıldız, Prof. Dr. Özlem Temiz-Arpacı ve Doç. Dr. Betül Tekiner-Gülbaş ile birlikte araştırmaların yürütüldüğü “Bilgisayar Destekli Yeni İlaç Molekülü Araştırma Grubu”nun yer aldığı uluslararası çalışma sonucunda, kanser tedavisinde kullanılacak yeni ilaç formüllerini içeren bir buluşa Almanya’da patent verildi.
Avrupa Birliği, Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında Avrupa İşbirliği Aksiyonları “EU COST ACTION” çerçevesinde yürütülen ortak çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen bu yeni buluş için Macaristan, Rusya ve Portekiz’den birer, Almanya’dan dört araştırmacının ve Türkiye’den A.Ü. öğretim üyelerinden Prof. Dr. İsmail Yalçın ve Prof. Dr. Esin Akı’nın buluş sahipleri olarak 2008 yılında başvuruda bulundukları Alman Patent ve Marka Ofisi (DPMA) tarafından gerekli incelemeler yürütülüp Aralık 2009 tarihinde tescil edilerek buluşlarına patent verilmesi uygun görüldü.
Direnci geri çeviriyor
Gerçekleştirilen bu yeni buluşla; halihazırda yürütülen, kemoterapi sırasında kullanılan sitostatik ilaçlara karşı yüksek direnç gösteren kanser hücrelerinin yok edilmesini sağlayan, güçlü apoptosis etki gösteren yeni ilaç molekülleri ve ilaç direncini geri çevirici etki gösteren yeni ilaç molekülleri keşfedildi.
Diğer taraftan, geleneksel kanser kemoterapisinde kullanılan ve çok önemli toksik yan etkileri olduğu bilinen sitotoksik ilaçların, keşfedilen bu yeni ilaç molekülleri ile birlikte kullanıldıkları zaman daha düşük dozlarda kullanılabilecek kemosensibilite kazandıkları ve toksik yan etkilerinin azalarak üstesinden gelindiği gözlendi. Böylece, keşfedilen bu yeni ilaç moleküllerinin kanser tedavisinde kullanımları sonucu, tedavi edilemeyen veya tedavi edilmesinde kısıtlamalar yaşanan hastalarda daha etkin bir tedavi fırsatı yaratıldı.
Haziran 22, 2010
Tags: Kanser, kanser belirtileri, kanser bitkisel tedavisi, Kanser Nedenleri, Kanser Tedavisi Posted in: Genel, Haberler, Kanser
No Comments
Ne Kadar Çok B6 Vitamini O Kadar Az Akciğer Kanseri
Kanlarında çok miktarda B6 vitamini tespit edilen insanların sigara içseler bile akciğer kanserine daha az yakalandığı ortaya çıktı.
Dünya Kanser Araştırma Vakfı’nın, 8 yıl boyunca 10 Avrupa ülkesinde 400 bin kişiyi incelediği araştırmada, sigara içme durumlarına bakılmaksızın kanında B6 vitamini ve amino asit metiyonin oranı yüksek olanların, akciğer kanserine daha dirençli olduğu görüldü. Uzmanlar yine de vitamin almanın tek başına sigaranın zararını önleyemeyeceğini, B6 vitamini yüksek çıkanların zaten sağlıklı beslenen kişilerden oluştuğu için bu sonucun şaşırtıcı olmadığını vurguladı. Uzmanlar akciğer kanserinden korunmanın en garanti yolunun sigarayı bırakmaktan geçtiğini belirtti. B6 vitamini genellikle fındık, balık ve ette bulunuyor.
Haziran 22, 2010
Tags: akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanseri tedavisi, Akciğer Kanserleri, B6 vitamini, Kanser, kanser belirtileri, kanser bitkisel tedavisi, Kanser Nedenleri, Kanser Tedavisi, vitamin Posted in: Akciğer Kanserleri, Genel, Haberler, Kanser
No Comments

